Metafizik Felsefe XXI:
;................................................. .................................................. ..........................................
N.B.:
Orta Çağ Filozofu /Müteahhirûn ' philosophus Medii Aevi /philosophi posteriores ' Gazali' nin ' Algazelus ' tilmîzi, David Hume' un, Din Üstüne " De Religione <- Dialogi de Religione Naturali & Religionis Historia Naturalis " adlı eserindeki önerme eklemlerinin ' tümel [evetleme | değilleme] ' kökeni, çok eskilere dek uzanır, e.c.
Antik Yunan Filozofu ' philosophus Graecus antiquus /Eflâtûn-ı İlâhî ' Platon, Lysis adlı eserindeki diyaloglarda neler diyordu_? ' Lysis, Translitteratio linguae Graecae; litterae Graecae in litteras Latinas transferri '
213c:
Peki, ama, dost; ne seven, ne sevilen, ne de hem sevip hem sevilen ise ne yapacağız? Bunların dışında başka hangi dostluk örneklerinden bahsedebiliriz?
216d-e:
Öyleyse bir çeşit sezişle ne iyi ne de kötü olan, güzelin ve iyinin dostudur diyorum. Bak bunu nereden çıkarıyorum. Üç tür vardır bence: iyi, kötü, ne iyi ne de kötü. Buna bir diyeceğin var mı?
Aynı düşüncedeyim.
Oysa ne iyi iyinin dostudur, ne kötü kötünün, ne de iyi kötünün. Az önce söylediklerimiz gösterdi bunu; o hâlde, eğer iki varlık arasında dostluk diye bir şey varsa, geriye şu kalıyor: ne iyi ne de kötü olan, iyinin ya da iyiyle aynı türden olanın dostudur; kötünün dostu olunamaz çünkü, değil mi?
;................................................. .................................................. ..........................................
Kötülük problemi, tümellerin Tümelinin ' Külli'l-külliyât; devimsiz Devitken ', [Tümelleriyle | Yüklemleriyle | Sıfatlarıyla] ' [Kâdir-i, Âlim-i, Hayr-i] Mutlak: Omni[Potentia, Scientia, Benevolentia] ' bir tümelin ' kötülük; malum ', ya tutarsız yahut karşıt veyahut çelişik olduğunu ileri sürer.
Antik Yunan Filozofu ' philosophus Graecus antiquus /Eflâtûn-ı İlâhî ' Platon, De Republica adlı eserindeki diyaloglarda neler diyordu_? ' Politeia, Liber II., Translitteratio linguae Graecae; litterae Graecae in litteras Latinas transferri '
379b-c:
Demek ki, iyi, her şeyin sebebi değil, yalnız iyi olanın sebebidir. Kötü olan şeylerle ilgisi yoktur.
Kesinlikle öyle.
Demek Tanrı iyi olduğu için, insanların başına gelen her şey, yaygın kanının aksine, ondan gelmez. Yalnız iyi olan şeyler Tanrı'dan gelir. İyi şeyler de, kötülüklerden daha az olduğuna göre, Tanrı'dan çok değil, az şey gelir bize. Kötü şeyler için, başka sebepler aranmalı, Tanrı'dan geldiği söylenmemelidir.
Antik Yunan Filozofu ' philosophus Graecus antiquus /Eflâtûn-ı İlâhî ' Platon, Timaeus adlı eserindeki diyaloglarda neler diyordu_? ' Tímaios, Translitteratio linguae Graecae; litterae Graecae in litteras Latinas transferri '
28c, 29a:
Evrene dair soracağımız bir sual daha var: Yapıcısı onu bu iki örnekten hangisine göre yapmıştır, değişmiyen, her zaman aynı kalana göre mi, doğmuş olana mı? Bu evren güzelse, onu yapan iyi ise, gözlerini ilksiz örnekten ayırmamış olduğuna şüphe yoktur: aksi halde, ki bunu farzetmeğe bile hakkımız yoktur, doğmuş örneğe bakmış olacaktır. Halbuki yapıcının gözlerini ilksiz örnekten ayırmamış olduğunu herkes açıkça görür, çünkü evren doğmuş olan şeylerin en güzelidir, yapıcısı da nedenlerin en kemalisidir. Demek ki, evren bu şekilde yapılmışsa akılla mana tarafından sezilen, her zaman aynı kalan örneğe göre yapılmış demektir.
30a:
Gerçekten, Tanrı her şeyin elden geldiği kadar iyi olmasını, kötü olmamasını, istediğinden hareketsiz olmıyan, kuralsız düzensiz bir hareket içinde olan, gözle görünen şeylerin bütününü aldı; düzenin her bakımdan daha iyi olduğunu düşünerek onu düzensizlikten düzene soktu. Ama her şeyden üstün olanın yaratacağı nesnenin, en güzel nesne olmamasına imkan yoktu ve yoktur.
30b-c:
Bu düşüncenin sonunda zekâyı ruha, ruhu da bedene koydu ve evrene özü bakımından mümkün olduğu kadar iyi bir eser yaratırcasına şekil verdi. İşte bu temelin, yakın düşünüşe göre gerçekten bir ruhu, bir zekâsı olan bu evrenin, bu canlı varlığın, Tanrı kayrasiyle yaratıldığını söylemek gerekir.
Antik Yunan Filozofu ' philosophus Graecus antiquus /Eflâtûn-ı İlâhî ' Platon, Euthyphron adlı eserindeki diyaloglarda neler diyordu_? ' Euthyphron, Translitteratio linguae Graecae; litterae Graecae in litteras Latinas transferri '
* 10a1-3:
Şimdi şöyle düşün: Kutsal, kutsal olduğu için mi Tanrı onu onaylar, yoksa Tanrı onu onayladığı için mi kutsaldır?
* ' Her ne kadar alelade gibi görünse de ' soru[nun yanıtlanması], aslen çok zordur. : )
Antik Yunan Filozofu ' philosophus Graecus antiquus /Eflâtûn-ı İlâhî ' Platon, Theaetetus adlı eserindeki diyaloglarda neler diyordu_? ' Theaítetos, Translitteratio linguae Graecae; litterae Graecae in litteras Latinas transferri '
176a:
Ama ne kötülükleri ortadan kaldırmak mümkündür Theodoros -çünkü iyinin karşısında daima bir şey olması zorunludur- ne de onların Tanrı'da bulunması. Kötü şeyler, bir zorunluluk olarak, ölümlü tabiatı ve bu dünyayı çevrelemiştir.
176b-c:
Tanrı hiçbir yerde ve hiçbir şekilde adaletsiz değildir, aksine en adaletlidir ve hiçbirimiz de bu en adaletli olmak konusunda O'nun benzeri olamayız. Kişinin gerçek ustalığı, değersizliği ya da korkaklığı burada ortaya çıkar. Çünkü insanın bilmesi bilgelik ve gerçek erdem, bilmemesi ise bilgisizlik ve apaçık kötülüktür.
Antik Yunan Filozofu ' philosophus Graecus antiquus /Eflâtûn-ı İlâhî ' Platon, Euthydemus adlı eserindeki diyaloglarda neler diyordu_? ' Euthydemos, Translitteratio linguae Graecae; litterae Graecae in litteras Latinas transferri '
281e:
Şu hâlde konuşmamızdan çıkan netice nedir? Bu dünyada, iyi veya kötü hiçbir şey yoktur; yalnız iki şey müstesna; iyi bir şey olan bilgelik ve kötü şey olan bilgesizlik, değil mi?
Evren, özü bakımından, daha yetkini mümkün olmayan değilse, ' daha da yetkini yaratılmadığından ' tümellerin Tümeli, kâdir-i mutlak değildir.
Tümellerin Tümeli, kâdir-i mutlak olmayan değildir.
__________________________________________________ ________________________
Evren, özü bakımından, daha yetkini mümkün olmayandır ' mümkün evrenlerin en yetkinidir '
Öncüller doğruysa, sonuç zorunlu olarak doğrudur " Modus Tollens "
Kötülük problemi ' öncüllerinde ', tümellerin Tümelinin Tümellerini ' Omni[potentia, scientia, benevolentia] ' tasdiklediğinden;
II. öncül reddedilemez ' Aksi hâlde_? Omnibenevolentia, hem reddedilmemiş hem de reddedilmiştir, ki çelişki '
I. öncül de reddedilemez* ' Aksi hâlde_? Omnipotentia reddedilmeden daha da yetkini olmayanın neden yaratıldığı açıklanamaz '
I. öncül hipotetik bir önerme olduğundan, ilk bileşeni hipotez, diğer bileşeni hükümdür ki, öyleyse de, hipotez ise hükümdür, hüküm değilse hipotez değildir, i.e. Contrapositivus.
Evren, özü bakımından, daha yetkini mümkün olmayan değilse, tümellerin Tümeli, kâdir-i mutlak değildir.
Tümellerin Tümeli, kâdir-i mutlaksa, evren, özü bakımından, daha yetkini mümkün olmayandır.
İlk önerme reddedilemezse ' ki reddedilemez ', diğeri de reddedilemez.
;................................................. .................................................. ..........................................
Eski dostlarımızdan Fındıkfındık için:
İ ç t e n l i k l e...
Sevgiyle...







Alıntılı Cevapla



































