Konu: Asterix et Cleopatra

  1. #1
    Ç. R. Düzenleme
    Üyelik Tarihi
    Nov 2015
    Mesajlar
    346

    Seviye: 37 
    Tecrübe: 1,078,996
    Sonraki Seviye: 1,209,937

    Beğenmiş
    1,742
    Beğenilmiş
    1,580
    Adı Geçen
    0 Konu
    Etiketlendiği
    0 Konu




    ***************************************** I. P A R T *****************************************








    ad unum omnes cognoscas necesse est.

    Baştan sona bilmek ' bilinmesi ' gereklidir.


    anno a.C.n. L: tota Gallia, quae, ut vides, est divisa in partes quinque, a Romanis occupata est...

    M.Ö. 50: Gördüğünüz gibi, Romalılar tarafından ele geçirilmiş olan tüm Galya, 5 bölüme ayrılmıştır...

    Totane? Minime! Vicus quidam a Gallis invictis habitatus invasoribus resistere adhuc non desinit.

    Tümü mü? Hiç de değil! Baş eğmez Galyalıların yaşadığı küçük bir köy, hala istilacılara karşı direnmeyi bırakmıyor.

    Neque vita facilis legionariis Romanis, quibus sunt castra bene munita Babaorum, Aquarium, Laudanum Parvibonumque ...

    Yaşam, Babaorum, Aquarium, Laudanum ve Parvibonum ... da tahkim edilmiş kamplarındaki Roma lejyoncuları için, hiç de kolay değildir.


    Hieroglifler ' Hieroglyphicorum Aegyptiorum '

    Pra-Mısırlıların 3000 yıllık tarihinde, hieroglif harfler ' Hieroglyphicae Grammata ' denilen çok ayrıntılı bir yazı tipinin gelişmiş olduğu görülmektedir... Bu yazının elyazısı şekline hieratik yazı ' Textus Hieroglyphicus ' denmekte ve o zamanların Mısırında halk yazısı ' Textus Demoticus ' denilen üçüncü bir yazı tipi de bulunmakta idi...

    Pra-Mısır yazıları ' Antiquissimae Aegyptiorum Scripturae ' İsveçli orientalist J.D.Akerblad, Fransız bilgini Silvestre de Sacy ve İngiliz bilgini Thomas Young tarafından deşifre edilmeye çalışılmıştır ve sonunda Fransız egyptolojisti Jean François Champollion 1822 yılında Académie Française' e, Firavun isimlerini ne şekilde okuyabildiğine ' fakat bütün hieroglifleri de deşifre edemediğine ' dair bir mektup yazar ve bu mektup daha sonraları Fonetik hieroglifler alfabesi hakkında M. Dacier' e mektup ' Lettre à M. Dacier relative à l'alphabet des hiéroglyphes phonétiques ' başlığı ile yayınlanır...

    Pra-Mısır yazıları üzerindeki bütün çalışmalar, esas itibarıyla, Nil Deltasının ' Delta Nili ' batısında, İskenderiye ' Alexandrea ' şehrinden 65 km uzaklıkta yer alan Reşid ' Rosetta ' şehri yakınında, Napolyon ordusundaki Fransız askerleri tarafından bulunan ve kara bazalt bir levhadan ibaret olan ve en üstünde 14 satırlık hieroglif yazı, altında 32 satırlık demotik yazı ve en altta ise 54 satırlık Yunanca yazı ile yazılmış bir taş ' Tabula Rosettana ' üzerinden yapılmış bulunuyor...

    Bu taşın en altındaki Yunanca yazıtın 3. satırında, büyük kral ' Rex Magnus ', 9. satırında, Kral Ptolemy ' Rex Ptolemaeus ',... gibi isimler geçmektedir ki, Büyük İskender' den ' Rex Macedonum ' sonra Mısırı idare eden ve Makedonialılar soyundan gelen firavunlara Ptolemaeus ismi verilmiş bulunuyor...





    Buna karşılık, bu taşın en üstündeki hieroglif yazısı kısmında kartuş ' chartus ' içine yazılmış olan 6. ve 14. satırlarda geçen ve kral ismi olması olası aynı bir yazı iki defa geçiyor...

    Bunlara ve Danimarkalı Georg Zoega' nın " hieroglif yazıların yüzleri dönük olduğu yönün tersine okunmaları gerektiği " buluşuna dayanarak, Thomas Young sözkonusu edilen kartuş içindeki hieroglif yazının yarısını Ptolmees ' Ptolemaeus ' şeklinde okur...

    Rosetta taşındaki iki ayrı kartuş içine yazılmış olan hieroglif yazı ve bu yazının yarısının Thomas Young tarafından okunan şekli...






    Buraya kadar her şey stabil idi... Fakat belki de o kadar da değil... : )

    Ebers Papyrus' den (1550 a.C.n.) bir hieratik metin sağdan sola ' a dextra ad laevam ' ve bunun hieroglif yazı karşılığı soldan sağa ' a laeva ad dextram '






    Hieroglif yazının birinci satırının son kısmındaki [] tamgasının, hieratik şeklinin LLI, olduğunu gözönünde bulundurursak, sistem instabil olacaktır, çünkü bu harfin Kıptice' deki ' Lingua Coptica ' karşılığı " Ş " dir, " P " değil...

    Doğu Anadolu' daki Cunni Mağarasının ISUB ÖG tamgalarının hieroglifler ile karşılaştırılması






    Burada da [] ve LLI, tamgalarının her ikisinin de konsonant sesleri " Ş " şeklindedir...

    Türkler, Büyük İskender' e ' Rex Macedonum ' At-Ög, Darius' a ' Rex Persarum ' Ökü Ol İlik Us Uş Oğı ve Cyrus' a ' Rex Persarum ' Onur At Onım demiş bulunuyorlar...

    Isis, Antik Grek & Latinlerin ' Antiquarum Graecarum et Latinarum ' Pra-Mısır Tanrıçası ' Deam Aegyptum Antiquam ' Aset' e taktıkları bir isimdir... Peki öyleyse, ki öyle, o halde, hierogliflerde, Aset yerine, bir Antik Grek & Latin ismi olan Isis olabilir mi ki_?...

    Buna göre Pra-Mısırlıların da yabancı isimleri kendi halklarının anlayacağı bir dil ile ifade etmiş ' hierogliflerde de o şekilde belirtmiş ' olmaları gerekir... Ptolemaeus ise Pra-Mısır dilinin bir sözü değil...

    Thomas Young' ın bıraktığı yerden, bu defa, Champollion ' demotik yazıları okuduktan sonra ' demotik yazı dışında, " AŞ tamgasının P sesi karşılığı olarak kabulü üzerinden " hieroglifleri de okuma teşebbüsünde bulunuyor...

    Champollion' un şu kabulleri de son derece ilgi çekicidir:






    Yani, Pra-Mısırlılar Fransızca mı ' Francumne ' konuşmuşlardır_?... : )

    Diller, tarihin akışı içinde devamlı olarak değişmişlerdir ve tarihlerinin de binlerce yıl ' 3150 a.C.n. ' öncesinden başladığı söylenilen Pra-Mısırlıların, bugünkü Fransızcaya benzeyen bir dilleri olduğu iddia edilemez...

    Demotik alfabenin bir Konsonant alfabesi olmasına karşılık, hieroglifler bir Tamga alfabesidir... En eski yazı tipinin Tamga yazısı olduğunu ve buna göre, yeryüzündeki bütün yazıların bu Pra-tipten gelişmiş olduğunu gözönünde bulundurursak, Pra-Mısırda binlerce yıl ' ~ 5000 a.C.n. ' öncelerinden başlayan yazı tipininde böyle bir temele dayandığını kabul etmek zorundayız...

    Nitekim, Rosettananın demotik yazı kısmında geçen bazı isimleri " Arsene ' Arsinoe ', Aree ' Areia ', Alksantrs ' Alexander ',... " hieroglif yazı kısmında bulamıyoruz...

    Çinliler, kadın ' French -> Femme, Latin -> Femina ' Tamgasını, pirinç tarlası + çalışan kişi sembollerini alt alta yazmak suretiyle teşkil etmişlerdir... Buradan yola çıkarak, bu Tamganın, emekçi ' French -> Prolétariat, Latin -> Proletariatus ' anlamına geldiği, haliyle Fransızca Prolétariat' ın " P " harfine tekabül ettiği, ya da Antik Çinlilerin de ' Sinarum Antiquarum ', Çin Halk Cumhuriyeti ' Res Publica Popularis Sinarum ' gibi, bir Materyalist felsefeyi ' Materialismus dialecticus ' savundukları ileri sürülebilir mi ki_?...

    Hieroglif yazıların orijini bilinmemektedir... Bunların bir bütün olarak manaları da karanlıkta saklı kalmaktadır... Yazıtlar okunamadı... Antik Grek & Latinlerin hieroglifleri anladıkları da ispat olunamamıştır... Şimdiye kadar yapılan şey, Champollion' un çalışmalarına dayanarak bir alfabe hazırlamaktan ' hierogliflere birer ses tekabül ettirmekten ' ibaret kalmıştır... Ancak bu alfabe ile okunan sözlerin hiçbirinin hiçbir manası yok, bunların hiçbirinin bugünkü dillerdeki karşılığı gösterilememiştir... Gerçi Kıpti dilinin Pra-Mısır dilinin devamı olduğu sırası geldikçe belirtilmeye çalışılıyor, ancak bu alanda kabul olunabilir bir kanıt verilemiyor... Kısacası hieroglif yazılar şimdiye kadar okunamamışlardır ve Champollion' un kendisi de böyle bir iddiada bulunmamıştır... Onun söylediği şey, hierogliflerle yazılmış olan bazı adları ' sözleri değil ' okuyabilmiş olduğu şeklindedir...

    Peki Libera encyclopaedia ne diyordu_?... : )


    Textus Graecus cito lectus interpretationi textuum Aegyptiorum (in formis hieroglyphica et demotica expressorum) gradatim adiuvit. Denique textum plene interpretatus est Ioannes Franciscus Champollion. Ab opere eruditorum cumulativo coepit hodiernus scripturae hieroglyphicae linguaeque Aegyptiae antiquae intellectus.

    Yunan metinleri, Mısırlıların (hieroglifik ve demotik ifade edilmiş olan) metinlerinin kademeli olarak yorumlanmasına ' çevirisine ' yardım etti. Son olarak, ' hieroglifik ve demotik ' metin, ' Ioannes Franciscus Champollion tarafından ' tamamen açıklanmıştır. Günümüzde, çalışmalardan bu yana, Antik Mısır dili hieroglifik yazılarının anlaşılması, birikimli olarak öğrenilmeye başladı.





    ' Champollion' un defterindeki elyazmalarından ' bir Kleopatra kartuşunun çizimi...





    Tabula Rosettana' da Kleopatra' nın ismi geçmemektedir... Peki öyleyse, ki öyle, o halde Champollion, bu hieroglifik yazının, Kleopatra olduğunu nasıl bilebiliyor ki_?...

    ' Unlocking the Civilization of Ancient Egypt ' Antik Mısır uygarlığını ortaya çıkarma ' How Champollion Deciphered the Rosetta Stone ' Champollion Rosetta Taşını Nasıl Deşifre Etti ' /Fidelio, Vol. VIII, No, 3. Fall 1999

    Champollion succeeded in deducing the sound values for the signs in the demotic Ptolemy, both on the Rosetta Stone and on another papyrus which had been recently acquired by France. He then compared this to a demotic version of Cleopatra, which had been found on the so-called Casati papyrus, and ascertained that there were several characters in the two names which were similar; this had to be the case, since the two names in Greek also share several sounds (P L T O E).

    Champollion, hem Rosetta Taşında hem de yakın zamanda Fransa tarafından satın alınan başka bir papirüste demotik Ptolemaeus' daki işaretlerin ses değerlerini çıkarmayı başardı. Daha sonra bunu, Casati papirüsünde bulunmuş olan Kleopatra' nın demotik bir versiyonuyla kıyasladı ve iki ismin benzer olduğu birkaç karakter bulunduğunu saptadı; Yunancadaki iki ismin birden fazla ses paylaşması nedeniyle bu da böyle olmalıdır(P L T O E).

    Champollion, bu ismi ' Kleopatra ' Mısırdan Londraya getirilmiş olan Philae Obeliskinde de ' Thomas Young' un okuduğu Ptolmees sözünün altında ' bu sefer, hieroglif harflerle de okuyabilmektedir...

    Peki bu kıyaslamalar nasıl oluyor_?... Obeliscus Philensis ve Tabula Rosettana üzerinden, şu şekilde:






    Peki, bu Kleopatra adı, başka nerelerde geçiyor_?...

    ; ----------------------------------------------------------------------------------------------------


    _ Obeliscus Philensis /Libera encyclopaedia

    Obeliscus Philensis unus est e duobus quos inter ruinas Philarum in Aegypto Superiore anno 1815 Gulielmus Ioannes Bankes repperit.

    Philae obeliski, 1815 yılının başlarında, Philae yıkıntıları arasında, Gulielmus Ioannes Bankes tarafından bulunmuş iki dikilitaştan biridir.

    Bankes in lateribus huius obelisci inscriptiones repperit, quarum una characteribus hieroglyphicis Aegyptiis exarata est, altera (hodie notationibus OGI 137-139 recognita) sermone Graeco.

    Bankes, (bugünlerde OGI 137-139 işaretleriyle tanınan) dikilitaşların yanında, biri Mısır hieroglif karakterleri yazılı, diğeri Yunan dilinde olan yazıtları buldu.

    In capsis inscriptionis Aegyptiae, e comparatione textus Graeci, Bankes se recognoscere putavit nomina Ptolemaei et Cleopatrae; quod postea confirmaverunt Thomas Young et Ioannes Franciscus Champollion.

    Bankes, Mısır yazıtlarının Yunan metniyle karşılaştırılmasından, Kleopatra ve Ptolemy' nin isimlerini tanıyacağını düşündü. Daha sonra Thomas Young ve Ioannes Franciscus Champollion ' Bankes' in bu düşüncesini ' doğruladılar.

    E litteris alphabeticis ita notis Champollion interpretationem linguae Aegyptiae antiquae persecutus est quam e studiis tabulae Rosettanae auspicaverat.

    Champollion' un, bilinen alfabetik harfler yoluyla, eski Mısır dilleri yorumu, Rosetta tabletleri himayesinde ' çalışmaları üzerinden ' sürmüştü.

    Inscriptio petitionem sacerdotum denotat responsumque a rege Ptolemaei VIII Euergetae reginisque Cleopatra II et III anno 118/117 a.C.n. missum.

    Yazıt, rahiplerin dileğine, M.Ö. 118/117' de, Euergetae Kral VIII. Ptolemy ve Kraliçe II. Kleopatra ve Kraliçe III. Kleopatra' dan gönderilen yanıtına değinmektedir.

    Inscriptio Graeca sic incipit: "Regi Ptolemaeo et reginae Cleopatrae sorori et reginae Cleopatrae uxori, deis benefactoribus, salvere iubent sacerdotes magnae deae Isidis Philenses ..."

    Yunanca yazıt ' şu şekilde ' başlar: "Kral Ptolemy ve Kraliçe Kleopatra' nın eşi ve Kraliçe Kleopatra' nın kızkardeşine, ' Philae tapınağından ' büyük Tanrıça Isis' in rahiplerini kurtarmak için, kayra bahşeden tanrılara,..."


    Nota Bene:

    French: Nom de plusieurs rois de Macédoine, Latin: Nomen plurium regum Macedoniae /Euergetae -> Makedonya' da birkaç kralın adı






    ; ----------------------------------------------------------------------------------------------------


    _ Département des Antiquités égyptiennes E 27113 /Musée du Louvre





    Isis in stela depicta a Cleopatra Philopatore propitiata. Inscriptio:

    Dikilitaşta, Philopatore ' babasını seven ' ve " bir firavun gibi giyinen " Kleopatra' dan ' günahlarından arınmak için ' bir kefaret ' Expiationis ' sunusu ' adak ' sunulmuş olan " tahtta oturan ve Horus' u emziren " Isis, tasvir edilmiştir. Yazıt:

    Pro Regina Cleopatra Dea Philopator [SIC] locus Snonaiticae synodi, quorum conductor Onnophris lesones, anno 1, Epiph 1.

    Snonaiticae' nin synod' unda ' konseyinde ', tapınaklar ' synagogos ' lideri ve baş rahip Onnophris tarafından, Philopator Tanrıça Kraliçe Kleopatra adına ithaf edilmiştir ' adanmıştır ', Epiph 1 ' Antik Mısır' da XI. ayın 1' i ', 1. yıl.

    Nota Bene:

    Antik Mısır' da XI. ay ' Epiph ', Miladi takvime ' Calendarium Gregorianum ' göre, 8 Temmuz ile 6 Ağustos aralığında olduğundan ' Kasım ayı olmadığından ', Epiph 1' in, 8 Temmuz olması gerekir... ' Fakat Louvre müzesine göre, 2 juillet 51 avant J.-C. ' M.Ö. 2 Temmuz 51 '

    French: Offrir un sacrifice expiatoire à, Latin: Propitiare, Ecclesiastical Latin: Propitiatoria, Vetus Testamentum: ut sit placabile sacrificium -> bir kefaret sunusu ' adak ' sunmak

    Graeca Antiqua: Snonaitiakis, Latin: Snonaiticae -> Isis' e ' muhtemelen ' atfedilen bir sıfat ya da önad

    French: Qui aime son père, Latin: Amans Patrem Suam /Philopator -> ' Kendi ' babasını seven


    ; ----------------------------------------------------------------------------------------------------


    _ Edfu' da ' Apollinis Oppidum ', Horus' un evinde, Kleopatra' nın isminin kabartma resmi





    İ ç t e n l i k l e...

    Sevgiyle...
    Konu machine_code tarafından (15.04.17 Saat 21:42 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üye
    Üyelik Tarihi
    Sep 2015
    Nereden
    karahisar ı sahip
    Mesajlar
    113

    Seviye: 31 
    Tecrübe: 360,751
    Sonraki Seviye: 369,628

    Beğenmiş
    3,370
    Beğenilmiş
    325
    Adı Geçen
    0 Konu
    Etiketlendiği
    0 Konu

    Potelemi yi çözdüğü aklımda kalmamış.

    Doğrusu Ramses olmalı bence.

    Farklı metinlerdeki kartuşları inceledi ve hiyeroglifteki
    resimlerin harf veya heceye
    karşılık geldiğini anladı. Bir kartuşta,ortasında nokta olan küçük bir daire
    dikkatini çekti. Daire,genellikle güneşi temsil eder ve "RA" olarak seslendirilir
    .
    Kartuşun sonundaki iki resmin "S" harfini temsil ettiğinede emindi. Adı "RA"
    ile başlayan ve "SS" ile biten önemli kişiyi
    bulmak zor olmadı. Bu kişi
    "RAMSES" ten başkası olamazdı. "RA...SS" ortadaki bilinmeyen sembol "M"
    harfi olmalıydı. İnanılmazdı, ama şifreyi çözmüştü ve gerisi kolaydı.


    ramses mısır dilinde ra oğlu m ses (moiz)(musa) ra nın oğlu demektir
    Konu anthis tarafından (26.11.16 Saat 01:27 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Ç. R. Düzenleme
    Üyelik Tarihi
    Nov 2015
    Mesajlar
    346

    Seviye: 37 
    Tecrübe: 1,078,996
    Sonraki Seviye: 1,209,937

    Beğenmiş
    1,742
    Beğenilmiş
    1,580
    Adı Geçen
    0 Konu
    Etiketlendiği
    0 Konu



    **************************************** II. P A R T ****************************************


    Kan içinde doğmak ve Pra-Mısır' ın kayıp sırları ' Natus in sanguine et perditas secretas antiquissimae Aegyptiae '


    Champollion Rosettana' nın Demotik yazı kısmında Yunanca ve Romanca isimler bulmakla işe başlar:





    Champollion, Roma İmparatorluğu zamanına ait öz isimleri Rosettana dışındaki diğer yazıtlardan okumayı sürdürür:





    Correxit atque adauxit hoc alphabetum hieroglyphicum a Youngio propositum, comparatis multis aliis nominibus propriis (Ptolemaei, Berenices, Cleopatrae, Alexandri, Caesaris, Tiberii, Domitiani etc ) doctissimus Champollio, linguae Copticae peritissimus in:

    Geç Antik Mısır dilinde ' linguae Copticae ' çok yetenekli olan Champollion' dan öğrenilen özel isimlerin (Ptolemaei, Berenices, Cleopatrae, Alexandri, Caesaris, Tiberii, Domitiani etc ) diğerleri ile karşılaştırılması, Young' ın önerdiği bu hieroglif alfabeyi geliştirdi ve düzeltti:

    ALKSNRES ve ALKSENDRS [Alexander];

    AOTKRTR [Autocrator];

    BRNEKS [Berenice];

    DOMTENS [Domitianus];

    TBRES [Tiberius];

    TRENS KESRS [ Traianus Caesar].

    Bu aşamadan sonra, o, Mısır Firavunlarının isimlerini de okuyabilmektedir:

    RMSS [RAMSES]

    Champollion' un okuduğu Demotik yazıların alfabesi şu şekilde sıralanılabilir:

    Champollion' a göre Demotik Alfabe






    Alfabeler yoktan var edilmemişlerdir... Buna göre, bu alfabeyi, Pra-alfabeler ' alphabeta antiquissima ' ile karşılaştırır isek, şunu görürüz:





    Bütün bunlara göre, demotik alfabe ' alphabetum demoticum ' fonetiktir ve hieratik alfabe ' alphabetum hieraticum ' gibi, hieroglifler ile ilişkili değildir...

    Bütün bunlar Champollion' un demotik alfabeyi doğru değerlendirebilmiş olduğunu kanıtlıyor... Ancak onun ' kendisinin de kabul ettiği gibi ' isimler dışında kalan metinleri okuyamamış olması büyük bir eksiklik oluşturuyor ve bu yüzden de onun demotik yazıları deşifre etmiş ' bu yazıtların anlamlı olarak okunmasını mümkün kılmış ' olduğunun söylenilmesi, pek te gerçekçi olmayacaktır...

    Hierogliflere gelince; Libera encyclopaedia ne diyordu_?... : )


    Seyffarth was an earnest student of Egyptology, but wrongly held that the hieroglyphic characters, with scarcely an exception, were pure phonograms. His method of deciphering hieroglyphics was fundamentally different to that of Jean-François Champollion -with Seyfart asserting that the hieroglyphs designated the consonant elements of a symbol and Champollion teaching that the hieroglyphs were symbols standing for definite letters of the alphabet.

    Seyfarth, Mısır biliminin ciddi bir öğrencisiydi; fakat, pek az istisnayla, hieroglif karakterlerin, hatalı bir şekilde, saf fonogramlar olduğunu kabul ediyordu. Hieroglif şifresini çözme yöntemi Jean-François Champollion' unkinden esasen farklıydı -Seyfart, hierogliflerin bir sembolün konsonant unsurlarını belirlediğini ve Champollion' un hierogliflerin alfabenin kesin harfleri için her zaman geçerli olan semboller olduğunu öğrettiğini iddia ediyordu.

    Champollion, okuduğu isimlerden ' insan, bitki -çiçek,... -, hayvan -kuş,... - resimleri söz konusu edilmez ise ' şu alfabeye ulaşıyor:

    Champollion' a göre Hieroglif Alfabe






    İnsan ve hayvan resim ve organlarını da içermek üzere şu kabuller dikkat çekicidir:





    Thomas Young, Jean-François Champollion ve Gustav Seyffarth' ın karşılaştırmalı Hieroglif Alfabeleri





    Champollion' a göre, French -> siphon ' sifon ', Seyffarth' a göre Latin -> velum ' perde, örtü '

    Champollion' a göre, French -> deux feuilles ' iki yaprak ', Seyffarth' a göre Latin -> arbores ' ağaçlar '

    Champollion' a göre, French -> moitie de sphere ' yarım küre ', Seyffarth' a göre Latin -> mons ' dağ '

    Champollion' a göre, French -> domination de la basse Egypte ' Aşağı Mısır' ın hakimiyeti ', Seyffarth' a göre Latin -> corona ' taç '

    Champollion' a göre, French -> noeud de corde ' halat düğümü ', Seyffarth' a göre Latin -> glomus lanae ' yün ipliği '

    Champollion' a göre, French -> adoration, parfums ' tapınma, parfümler -tapınma parfümü /tütsüsü- ', Seyffarth' a göre Latin -> acerra ' kurbanlarda kullanılan tütsülerin içinde saklandığı küçük bir kutu '

    Champollion' a göre, French -> l'eau ' su ', Seyffarth' a göre Latin -> Nilus ' Nil nehri '

    Champollion' a göre, French -> verrou de porte ' kapı kilidi ', Seyffarth' a göre Latin -> pessulus ' kapı sürgüsü '

    Champollion' a göre, French -> chouette ' baykuş ', Seyffarth' a göre Latin -> ulula ' çığlık atan baykuş, alaca baykuş '

    Champollion' a göre, French -> la moitie de la coudee ' cubit' in yarısı ', Seyffarth' a göre Latin -> vinculum ' herhangi bir şeyin bağlandığı nesne, sargı ', junctura ' bağlantı, mafsal '

    Yani, Pra-Mısırlılar Fransızca ve Latince' mi konuşmuşlardır_?... : )

    Burada sözkonusu yorumlarda türlü gerekçeler kullanılmış bulunuyor... Örneğin ' Ad Exemplum ', hieroglif, sifona ' French -> siphon ' benzediği için, kelimenin başharfinden dolayı telaffuzunun ' pronuntiationis ' S olduğu, ya da uzunluğun eski ölçüsü ' longitudinem mensuram antiquam ' olan cubitus' un ' French -> la coudee ', yarısı ' French -> la moitie ' olarak tanımlandığı için, kelimenin başharfinden dolayı, telaffuzunun ' M olduğu ya da bazı baykuş ' ulula, noctua ' resimlerinde, bu kuşun kulaklarının ' aurium ' M tamgasına benzediği ileri sürülmekte, diğer bazı baykuş resimlerinde, bu kuşun alnının ' frontis ' W tamgasına benzediği ileri sürülmekte, bir diğer bazı baykuş resimlerinde ise, bu kuşun pençelerinin ' brachiorum ' E tamgasına benzediği ileri sürülmektedir,... etc...

    Peki kaz ' anser ' ve kapı kilidi /sürgüsü ' French -> verrou de porte /Latin -> pessulus ' hierogliflerinin telaffuzu neden, S_?... Anser ve Pessulus' taki S' lerden dolayı mı ki_?... Kimbilir_?... : )

    Konuyu teferruatlı inceleyen bir kitap ne diyordu_?...






    Omnium fere Champollionis discipulorum sententia signum est symbolicum, quo Deus significetur. At vix intelligere possum, quomodo mallei imago tropice ad Dei significationem spectare possit atque referri. Secundum Champollionis interpretationem est "la hache," litteram initialem vocis NETEP dieu significans. At quantum periculum, si littera initialis sola ad totam vocem exprimendam adhibetur!

    Champollion' un neredeyse havarilerinin tümünün görüşüne göre, işaret semboliktir ve Tanrı anlamına gelir. Fakat, ben, figüratif çekiç imajının, ne şekilde, Tanrı' nın anlamına atıfta bulunduğunu, güçlükle anlayabiliyorum ' anlayamıyorum '. Champollion' un diğer çevirisine göre, balta ' simgesi ' "French -> la hache," Tanrı' yı ' French -> Dieu ' belirten NETEP sesinin ilk harfidir. Tüm sesi açıklamak için sadece ilk harf kullanılması, ne kadar da risklidir!





    Champollionis sententia est la hache, litteram N initialem vocis NETEP Deus exprimens. Salvolini contra pag. 198 hoc signum esse une caractere symbolique perhibet. Quis dijudicabit? Equidem neutri adsentire possum.

    Champollion' un, ' bu hieroglife yönelik olarak ' düşüncesi, ' başlangıcı " N " harfli ve Tanrı' yı ifade eden Kıptice ' Lingua Coptica ' NETEP sesi olan ' balta ' French -> la hache ' dır. Salvolini, buna karşı, sayfa 198' de, ' bu hieroglifin ' bir sembolik karakter ' French -> une caractere symbolique ' olduğunu iddia eder. Kim karar verebilir? ' hangisi doğru hangisi yanlış kim ayırt edebilir? ' Bana göre, ne biri ne de diğeri ' herhangi birinin görüşü ' kabul edilemez.

    Her ikisi de ' Jean-François Champollion ve François Salvolini ' yazar tarafından kabul edilmedi... Doğrusu enteresan... Peki neden_?... Şundan...

    Libera encyclopaedia ne diyordu_?... : )


    Textus Graecus cito lectus interpretationi textuum Aegyptiorum (in formis hieroglyphica et demotica expressorum) gradatim adiuvit. Denique textum plene interpretatus est Ioannes Franciscus Champollion. Ab opere eruditorum cumulativo coepit hodiernus scripturae hieroglyphicae linguaeque Aegyptiae antiquae intellectus.

    Yunan metinleri, Mısırlıların (hieroglifik ve demotik ifade edilmiş olan) metinlerinin kademeli olarak yorumlanmasına ' çevirisine ' yardım etti. Son olarak, ' hieroglifik ve demotik ' metin, ' Ioannes Franciscus Champollion tarafından ' tamamen açıklanmıştır. Günümüzde, çalışmalardan bu yana, Antik Mısır dili hieroglifik yazılarının anlaşılması, birikimli olarak öğrenilmeye başladı.

    Thomas Young_?, Jean-François Champollion_?, Gustav Seyffarth_?, François Salvolini_?... Hangisi_?... Yoksa Champollion' mu_?... : )

    Champollion' un Mısır Firavunlarının ' RMSS [RAMSES] ' isimlerini de okuyabildiği söylenilmişti... Peki nasıl_?... Şöyle:






    Champollion' a göre, hieroglifler, kartuş ' chartus ' sembolü içindeyseler, bir özel ismi ' nomen proprium ' ifade ederler ki, bunu, kartuşun sağındaki latince nomen ' isim ' kelimesinden de anlayabiliriz...





    Champollion thought that the first letter of a word, a circle, in a cartouche from Abu Simbel (a), looked like a sun and could be Re, which is sun in Coptic. He recognized that the last letter was an S, the same as the last letter of Ptolemes. Then he hypothesized that the missing letter, a sign with three legs, was an M, hence, Ramses. Shown in (b) are several different cartouches of the name Ramses.

    Champollion, Ebu Simbel' den bir kartuştaki (a), dairenin, bir güneşe benzediğini ve geç Antik Mısır dilinde ' lingua Coptica ' güneş olan Re olabileceğini ve bir kelimenin ilk harfi olduğunu düşündü. O, son harfin ' Ptolemes' in son harfi ile aynı ' S harfi olduğunu anladı. Sonra, üç ayaklı bir işaretin, kayıp harf olan M olduğunu varsaydı, bu yüzden, Ramses. (b)' de, Ramses adının birkaç farklı kartuşu gösterilmiştir.

    Hımmm... Enteresan... Demek ki, benziyordu ' looked like ', dolayısıyla, Re olabilirdi ' could be Re ', öyleyse Ptolemes' in son harfi ile aynı ' the same as the last letter of Ptolemes ' -aslında bu S, French -> Siphon' un, S' sinden dolayı da neyse...-ve de eksik harf te ' missing letter ', M olduğundan, ondan sonra, varsaydı ' then he hypothesized ', bundan dolayı da ' hence ' Ramses ' oluverdi '... Ne sihirdir ne keramet, el çabukluğu marifet...

    Peki, örneğin, bu kartuşun bir taş tabut ' sarcophagus ' olduğu ve içindeki bazı hierogliflerinde, Antik Mısır Firavunlarının Ebedi Maşrık' a ' Requiem Aeternam ' intikal ettiklerinde, ihtiyaç duyacakları bazı nesnelerin sembolik anlatımlarından ibaret olduğu ileri sürülemez mi ki_?... Neyse... Neyse... : )

    Dikkat edilirse, kartuş içindeki hierogliflerde, Mısır Firavunu Ramses' in adının yedi farklı şekilde okunduğu iddia edilmektedir... Peki nasıl_?... İşte böyle:






    Örneğin b' nin soldan ilki için; daire, güneş ' solis ', dolayısıyla telaffuzu ' pronuntiatio ' R, ortadaki matris ' Latin -> Matrix, Champollion -> Racine d'arbre ', haliyle telaffuzu MS, alttaki, kapı sürgüsü ' Latin -> Pessulus, Champollion -> Verrou de porte ' olduğundan, telaffuzu S... Peki ne oldu şimdi_?... Şu:

    RMSS

    Mon Dieu!... Aradaki vokaller ' vocales ' eksik olsa da, bu isim ' nomen ' bize birşeyler hatırlatıyor gibi, öyle değil mi_?... Öyle... Peki nedir_?... Ramses... Eureka!

    Tamam da, kartuşun, üst ve sağ bölgelerinde bulunan hieroglifler ne anlama geliyor peki_?... Tahmin edilebileceği gibi, artık, bu önemli bir problem değildir... : )






    Creator diversis nominibus singulas ipsius virtutes diversas significantibus vocari solebat, saepissime Solis nomine " Ammon " appellabatur.

    Yaratıcının çeşitli erdemlerini simgeleyen ve kendisi için kullanılan farklı isimlerinden her biri, çokça güneşin adı " Ammon " olarak adlandırılıyordu.

    Tanrıların Tanrısı ' Deus Deorum ' Amon ' Ammon ' imiş... Her neyse... Burada kafa patlatıcı soru, şudur:

    Hadi diyelim ki, R telaffuzu, Solis' ten, S telaffuzu ise, Ptolemes' in son harfi ile aynı olduğundan bulundu bulunmasına da, peki o halde, buradaki Three fox skins ' Matrix ', nasıl MS oldu_?...

    Egyptian Hieroglyphics: How to Read and Write Them adlı kitap ne diyordu_?...






    On the Rosetta Stone Champollion had found the sign Three fox skins ' Matrix ', to which he assigned the syllabic value mes (ms). He believed that it corresponded to the Coptic mose, meaning "to give birth to". But that was still only a hypothesis, one more marker on the trail of his research.

    Champollion, Rosetta taşında, hecesel değeri mes (ms) olarak atadığı Matrix işaretini bulmuştu. O, geç Antik Mısır dilinde ' Lingua Coptica ', "doğum yapmak" anlamına gelen, mose' a karşılık geldiğini varsaydı ' geldiğine inandı '. Ancak bu sadece bir hipotezdi, araştırmalarının izinde bir başka işaret daha vardı.

    Bak bak bak... O, Matrix işaretini bulmuştu... Peki nasıl_?... Lingua Coptica' da " mose " anlamına geldiğini varsaymıştı da ondan... Ancak bu sadece bir hipotez idi... Peki diğerinde ne idi_?... " Matrix' in, kayıp harf olan M olduğunu " varsaymıştı... Bu da bir hipotez değil miydi_?... Hipotez idi... Eee_?...

    E' si şu:

    Bütün bu yorumlar, açıklamalar, hipotezler,...etc,... La Fontaine' den masallardır ' Fabulas de La Fontaine ' başka bir şey değil...

    Sanal alemde, " Kadim Bilgelik " adlı bir yazı dizisinin 17. bölümünde, öncelikle, aşağıdaki kartuş üzerinden, hieroglifler klasik metotlarla okunulmakta,...





    " Sondaki daire Ra hecesine denk geldiğinden kadim Mısır dininde tanrı RA olarak kabul gördü. Resimde Mısır firavunu Ramses adının hiyeroglif yazı tarzında nasıl yazılmış olduğunu görmekteyiz. En üstte tanrı RA'nın simgesi olan güneş var. Şu halde ilk hece RA. Altında sağda tanrıça MAAT oturuyor. Şu halde ikinci hece MA. Birlikte okununca RAMA. Bu iki heceyi sökünce zaten RAMSES adı hemen okunuyor.

    Fakat daha altta Ramses'in gücünü ifade eden 3 adet işaret var. Bunlar /yer/ (mısır öğütmek için kullanılan kap ve uzun saplı merdane), /gök/ (bir yuvarlak ay veya güneş) ve kırık çizgilerle ifade edilen /su/. Dikkatli bakınca onların da yerli yerlerinde oldukları görülüyor. En altta su üzerinde yer ve en üstte gök. Bunların üzerinde duran tanrısal özelliklere sahip firavun. Firavun'un özelliklerini hem Maat hem de Anubis simgeliyor. Maat onun yasa koyucu ve evrensel düzenden haberdar bir kişi olduğunu belirtiyor. Anubis simgesi ile firavunun hem madde alemine hem de mana alemine hakim olduğu ifade ediliyor. En üstte duran daire ise tanrı Ra (yani Tengri) tüm varlıkların ve hatta firavunun da üzerinde bulunduğu görüşü aktarılıyor.
    "

    Sonrasında da ' biraz üstü kapalı da olsa ' bu ' okuma ' metotları kökünden çürütülmektedir...

    " Elbette ki tüm hiyeroglif yazıları bu mantıkla, basite indirgeyerek, okumak mümkün değildir. Binlerce yıllık bir süre içinde gelişmiş olan bu yazı tarzı gittikçe daha karmaşık ve daha gizli anlamlar içerir hale dönüşmüştür. Yazı başlangıçta halka dönük iken rahiplerin etkisiyle sadece belli bir seçkin zümrenin okuyabileceği zorlukları içerir olmuştur. Günümüzde bu hiyeroglif yazıyı okumak tam bir uzmanlık alanıdır. Ben bu konunun uzmanı olmadığım için, genel olarak bilinen tanrı veya tanrıça adlarından bir anlam çıkarmaya çalıştım.

    Fakat bu konunun uzmanları dahi sessiz harfler arasına konacak olan sesli harfler konusunda anlaşmazlığa düşüyorlar ve değişik şekillerde seslendiriyorlar. Doğru seslendirmek için, mutlaka o dönemde konuşulan dile tam olarak hakim olmak gerektiğine inanıyorum. "


    Pra-Mısır yazıtlarında, bazıları iki, üç tamganın birleştirilmesinden oluşan, ' sanal alemdeki bazı platformlarda iddia edildiği gibi 700 kadar d e ğ i l ' binlerce tamga vardır... Bunların büyük bir kısmını ise özel tamgalar oluşturuyor ki, bunlar belki de hiç okunamayacaklardır...

    Balta /Çekiç ' French -> la hache /Latin -> malleus ' şeklindeki bir tamganın bile ne olduğunun net bir kesinlikle bilinemez olduğu ileri sürülerek kabul edilmez iken binlerce tamgadan oluşan Pra-Mısır yazıtlarının, Champollion tarafından tamamen deşifre edilmiş, açıklanılmış olduğunun ileri sürülmesi, en hafif deyimle, bir ibareden ibarettir, başka bir şey değil... Sonuç olarak: ' Daha önceden de söylenildiği gibi '

    Hieroglif yazıların orijini bilinmemektedir... Bunların bir bütün olarak manaları da karanlıkta saklı kalmaktadır... Yazıtlar okunamadı... Antik Grek & Latinlerin hieroglifleri anladıkları da ispat olunamamıştır... Şimdiye kadar yapılan şey, Champollion' un çalışmalarına dayanarak bir alfabe hazırlamaktan ' hierogliflere birer ses tekabül ettirmekten ' ibaret kalmıştır... Ancak bu alfabe ile okunan sözlerin hiçbirinin hiçbir manası yok, bunların hiçbirinin bugünkü dillerdeki karşılığı gösterilememiştir... Gerçi Kıpti dilinin Pra-Mısır dilinin devamı olduğu sırası geldikçe belirtilmeye çalışılıyor, ancak bu alanda kabul olunabilir bir kanıt verilemiyor... Kısacası hieroglif yazılar şimdiye kadar okunamamışlardır ve Champollion' un kendisi de böyle bir iddiada bulunmamıştır... Onun söylediği şey, hierogliflerle yazılmış olan bazı adları ' sözleri değil ' okuyabilmiş olduğu şeklindedir...


    Nota Bene: Konuya ilgi gösteren tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz...





    İ ç t e n l i k l e...

    Sevgiyle...
    Konu machine_code tarafından (15.04.17 Saat 21:46 ) değiştirilmiştir.

FACEBOOK'TA PAYLAŞ

Konuya Mesaj Yazanlar: 1

profesyonel web tasarım
© Copyright 2021. Tüm Hakları Saklıdır. Çizgili Kitap | Çizgili Kitap Forum Kuralları